İhracat dünyasında son üç yıldır uygulanan ekonomi politikalarının yarattığı baskı, yerel üreticileri kritik bir eşiğe getirdi. İZBAŞ İzmir Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Sevimli, işletmelerin sermayelerinin hızla eridiğini ve finansmana erişim maliyetlerinin sürdürülemez bir boyuta ulaştığını vurguladı.
Sevimli, 2026 yılının başından bu yana dolar kurundaki yüzde 15’lik sınırlı artışa karşılık, resmi enflasyonun yüzde 30, saha gerçekliğindeki maliyet artışlarının ise yüzde 50’yi aştığını belirtti. Bu makasın ihracatçıyı köşeye sıkıştırdığını ifade eden Sevimli, yıllık bazda yüzde 5 ile sınırlı kalan ihracat artışının, sektörün yorgunluğunu ve tükenmişliğini gözler önüne serdiğini dile getirdi.

Finansman maliyetlerinde çözüm arayışı
Kredi musluklarının açık olmasının tek başına yeterli olmadığını savunan Sevimli, asıl sorunun kredinin maliyeti olduğunu belirtti. "Bir kredinin bulunabiliyor olması, işletmenin o krediyi kullanabileceği anlamına gelmiyor" diyen Sevimli, yüksek faiz yükünün ya ürün fiyatlarına yansıtılarak müşteri kaybına yol açtığını ya da doğrudan işletme sermayesinden yendiğini ifade etti. Sevimli, bu zorlu koşullarda ayakta kalmaya çalışan firmaların birer mucize yarattığını ancak bu durumun kalıcı olamayacağını sözlerine ekledi.

Üretim gücü kaybedilirse dönüşü zor olur
İşletme sermayesindeki erimenin sadece bilançoları değil, gelecekteki yatırım iştahını ve istihdamı da doğrudan etkilediğine dikkat çeken Sevimli, şunları kaydetti: "Yenilenemeyen makine parkuru, bekletilen ürün geliştirme süreçleri ve daralan hareket alanı, orta vadede üretim kültürümüzü zayıflatıyor. Kaybedilen bir ihracat pazarını geri kazanmak, duran bir üretim hattını yeniden çalıştırmaktan çok daha ağır bedeller gerektirir."
Cumhuriyetin 103’üncü yılında sanayi ve üretim odaklı bir vizyonun önemine değinen Sevimli, Atatürk’ün hedef gösterdiği çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmak için üreticinin sesine kulak verilmesi ve emeğin korunması gerektiğini hatırlattı. Sevimli, Türkiye’nin potansiyelini ortak refaha dönüştürmek için sanayicinin üzerindeki finansal baskının hafifletilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Biz üretmeye ve döviz kazandırmaya devam etmek istiyoruz, tek beklentimiz bu iradeyi sürdürebilecek koşulların sağlanmasıdır" dedi.
