İZMİR
00:00:00
İmsak vaktine kalan
İzmir
Açık
30°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara
MENÜ
HABERİYAY Genel Grup Yorum: Direnişin ve Müziğin Hiç Bitmeyen Hikayesi

Grup Yorum: Direnişin ve Müziğin Hiç Bitmeyen Hikayesi

1985 yılında, 12 Eylül darbesinin gölgesinde bir araya gelen üniversite öğrencilerinin kurduğu Grup Yorum, Türkiye'nin müzik ve siyasi tarihinde silinmez bir iz bıraktı. Onlar sadece şarkı söylemediler, aynı zamanda politik duruşlarıyla bir direnişin sembolü haline geldiler. Protest, özgün müzik ve Anadolu rock gibi farklı türleri harmanlayan grup, sanatını hak ve özgürlükler mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olarak gördü

3 Dakika
Okunma Süresi

1985 yılında, 12 Eylül darbesinin gölgesinde bir araya gelen üniversite öğrencilerinin kurduğu Grup Yorum, Türkiye'nin müzik ve siyasi tarihinde silinmez bir iz bıraktı. Onlar sadece şarkı söylemediler, aynı zamanda politik duruşlarıyla bir direnişin sembolü haline geldiler. Protest, özgün müzik ve Anadolu rock gibi farklı türleri harmanlayan grup, sanatını hak ve özgürlükler mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olarak gördü

GENEL

Türkiye müzik tarihinde özel bir yere sahip olan Grup Yorum, 1985’ten bu yana sadece bir müzik grubu değil, aynı zamanda politik mücadelenin sembolü haline geldi. Anadolu’nun farklı dillerinde söyledikleri türkülerle, halkların ortak acılarını ve umutlarını sahneye taşıyan grup, sanatını bir direniş biçimine dönüştürdü.

12 EYLÜL SONRASI DOĞAN BİR SES

12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrası siyasi baskıların yoğunlaştığı bir dönemde, Marmara Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencileri Ayşegül Yordam, Metin Kahraman, Tuncay Akdoğan ve Kemal Sahir Gürel bir araya gelerek Grup Yorum’u kurdu. İlk konserleri “Bana Bir Türkü Söyleyin Yarınlara Uzansın” ile dikkat çektiler.

Kısa sürede büyüyen Grup Yorum, Anadolu’nun çok dilli kültürünü müziğine taşıdı. Türkçe’nin yanı sıra Kürtçe, Zazaca, Lazca, Arapça ve Çerkezce eserler seslendirdiler. Bağlama ve kaval gibi halk çalgılarını keman, trompet, viyolonsel gibi batı enstrümanlarıyla birleştirerek “çağdaş halk müziği” adını verdikleri kendilerine özgü bir tarz yarattılar.

SANATIN BEDELİ: YASAKLAR VE DAVALAR

Grup Yorum’un politik duruşu, müzik yolculuğu boyunca ağır bedeller getirdi. 400’ün üzerinde dava açıldı, 15 üyesi tutuklandı. Konserleri defalarca yasaklandı, albümleri toplatıldı, şarkıları suç unsuru sayıldı. 21 albümle 2 milyondan fazla satışa ulaşmalarına rağmen, çoğu şehirde kasetleri satılamadı.

2010’da İnönü Stadyumu’nda on binlerce kişinin katıldığı 25. yıl konseri, baskılara rağmen kitlesel desteğin ne kadar güçlü olduğunu gösterdi. 2012’de Bakırköy Halk Pazarı’ndaki “Bağımsız Türkiye Konseri” ise yüz binlerce kişinin katılımıyla tarihe geçti.

ÖLÜM ORUCU: MÜZİĞİN BEDENİ AŞAN DİRENİŞİ

2019’da başlayan konser yasakları ve tutuklamalara karşı Grup Yorum üyeleri açlık grevine girdi. 2020’de Helin Bölek (288 gün) ve İbrahim Gökçek (323 gün) ölüm orucunda yaşamını yitirdi. Bu kayıplar, grubun müziğinin sadece sanatsal değil, politik direnişin de bir parçası olduğunu dünyaya duyurdu.

TARTIŞMALI BAĞLANTILAR

Grubun adı sık sık DHKP-C ile ilişkilendirildi. Bazı şarkılarında hayatını kaybetmiş örgüt militanlarına atıflar bulunması bu iddiaları güçlendirdi. Ancak Grup Yorum üyeleri defalarca “organik bağımız yok” diyerek bu suçlamaları reddetti. Yine de bu tartışmalar, grubun politik kimliğinin ne kadar keskin ve tartışmalı olduğunu gösterdi.

DİJİTAL SANSÜR VE 2025 GELİŞMELERİ

2025’te Grup Yorum’un YouTube’daki 454 videosu ve Spotify’daki şarkıları “milli güvenlik” gerekçesiyle Türkiye’den erişime kapatıldı. Tepki üzerine grup, tüm albümlerini yeniden ücretsiz olarak erişime açtı. Sosyal medyada “Grup Yorum susturulamaz” etiketiyle büyük bir dayanışma kampanyası başlatıldı.

Avrupa’da ise sürgündeki üyeler konserler vermeye devam ediyor. Fransa’dan İsviçre’ye, Almanya’dan Hollanda’ya kadar birçok ülkede konser salonları Grup Yorum’un ezgileriyle doluyor.

BİR FENOMEN OLARAK GRUP YORUM

40 yıla yaklaşan yolculuğunda Grup Yorum, yalnızca şarkılarıyla değil, yarattığı toplumsal etkiyle de Türkiye’de eşine az rastlanır bir fenomen haline geldi. “Kar Makinesi” ve “Hapishane Şarkıcıları” gibi lakaplarla anılan grup, müziği bir mücadele aracına dönüştürdü.

Bugün, tüm yasaklara ve baskılara rağmen, Grup Yorum hâlâ Anadolu’nun ve halkların sesi olmaya devam ediyor. Onların müziği, sadece bir dinleti değil; aynı zamanda bir hafıza, bir direniş ve özgürlük umudu.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *