HABER MERKEZİ | Suriye’de son bir aydır tırmanan gerilim, Ocak 2026 itibarıyla ülkenin yakın tarihindeki en şiddetli iç çatışmalarından birine dönüştü. Halep merkezli olarak Suriye Ordusu ile Kürt liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında patlak veren çatışmalar, insani krizi derinleştirirken bölgesel istikrarı tehdit ediyor.
Mart 2025’te imzalanan “entegrasyon anlaşmasının” çökmesiyle başlayan süreç, Halep’in Şeyh Maksud, Eşrefiye ve Beni Zeid mahallelerinde ağır sokak çatışmalarına ve hava saldırılarına evrilmiş durumda.

SAHADA SON DURUM: son ayların EN CİDDİ ÇATIŞMALARI
Aralık 2025’te başlayan gerginlik, Ocak ayında yerini topyekûn bir çatışmaya bıraktı. Sahadan gelen raporlara göre, Halep valilik binasına düzenlenen drone saldırısı şiddetin boyut değiştirdiğini gösteriyor. Hem kara harekatı hem de hava bombardımanının yaşandığı bölgede, taraflar birbirini sivilleri hedef almakla suçluyor. Gözlemciler, bu durumu Suriye’nin çoğu bölgesi için “yakın dönemin en ciddi çatışması” olarak nitelendiriyor.

İNSANİ KRİZ BÜYÜYOR: 100 BİN SİVİL YOLLARDA
Çatışmaların en ağır faturasını yine siviller ödüyor. Halep’teki yoğun bombardıman ve kuşatma nedeniyle 100.000’den fazla sivilin zorunlu göçe maruz kaldığı bildirildi.
Altyapı Çökme Noktasında: Elektrik, su ve sağlık hizmetlerine erişim kesilirken, hastaneler yaralılarla dolup taşıyor.
Karşılıklı Suçlamalar: Şam yönetimi, SDG’yi sivilleri “canlı kalkan” olarak kullanmakla suçlarken; SDG, hükümet güçlerinin sivil yerleşimleri ayrım gözetmeksizin vurduğunu iddia ediyor.
ANALİZ: ÇATIŞMANIN PERDE ARKASI VE NEDENLERİ
Suriye Ordusunun SDG’ye yönelik başlattığı bu operasyonun arkasında yatan temel nedenler, askeri ve siyasi anlaşmazlıkların birikimi olarak görülüyor:
1. “Entegrasyon Anlaşmasının” Çöküşü
Mart 2025’te taraflar arasında imzalanan ve SDG’nin Suriye ordusuna entegre olmasını öngören anlaşma, uygulamadaki gecikmeler ve karşılıklı güvensizlik nedeniyle fiilen çöktü. Şam, SDG’yi verdiği sözleri tutmamakla suçluyor.
2. Merkezi Otorite Israrı
Suriye hükümeti, uzun süredir kontrolü dışında olan kuzeydoğu bölgeleri ve Halep’teki Kürt mahallelerinde devlet egemenliğini yeniden tesis etmek istiyor. Operasyonlar, SDG’nin yarı-özerk statüsünü sona erdirmeye yönelik bir hamle olarak yorumlanıyor.
3. Stratejik Ayrışma
SDG, entegrasyon sürecinde kendi komuta yapısını korumakta ısrar ederken; Şam yönetimi, SDG’nin tamamen ordu hiyerarşisine girmesini ve askeri bağımsızlığını feshetmesini şart koşuyor.

BÖLGESEL AKTÖRLER VE GELECEK SENARYOLARI
Çatışmanın seyri sadece yerel dinamiklerle değil, dış aktörlerin tutumuyla da şekilleniyor:
ABD: Uzun süredir SDG’yi destekleyen Washington, çatışmaların IŞİD ile mücadeleyi zayıflatmasından endişe ederek taraflara “ateşkes ve diyalog” çağrısı yapıyor.
Türkiye: Ankara, SDG’yi ulusal güvenlik tehdidi olarak görmeye devam ediyor. Türkiye henüz doğrudan müdahil olmasa da, SDG’nin zayıflamasını stratejik çıkarlarına uygun buluyor ve şiddetin azaltılmasını destekliyor.
Rusya: Şam yönetiminin en büyük destekçisi olan Moskova, merkezi otoritenin güçlenmesini sağlayacak askeri ve diplomatik desteği sürdürüyor.

OLASI SENARYOLAR
Uzmanlar önümüzdeki günler için iki ana senaryo üzerinde duruyor:
Diplomatik Çözüm: Uluslararası baskı ile tarafların yeniden müzakere masasına dönmesi ve yeni bir entegrasyon takvimi belirlemesi.
Uzayan Çatışma: Çatışmaların yerel düzeyde kalarak sürmesi, insani krizin derinleşmesi ve dış aktörlerin (özellikle Türkiye ve Rusya) müdahalesinin artmasıyla vekil savaşı dinamiklerinin güçlenmesi.
Sonuç: Halep’te sıkışan siviller için zaman daralırken, uluslararası toplumun “endişe” açıklamalarının ötesine geçip geçmeyeceği merak konusu.